TİRAN: Hem vizesiz, hem ekonomik

Tiran’la ilgili duyduğunuz tüm ön yargılı sözleri unutun. Geçtiğimiz Mayıs ayı sonunda, dört arkadaş Arnavutluk’un efsane sahil kasabası Ksamil’e gitmiştik. Dönüşte tabii ki iki gün de Tiran’da geçirdik. Gitmeden önce duyduklarımdan dolayı beklentim oldukça düşüktü ama söylenenlerin aksine ben gayet beğendim Tiran’ı.

tiran arnavutluk

Tiran ve ben 🙂

İtalyanlardan kalma tarihi binaları, geniş bulvarları var. Yemyeşil bir şehir. Bisiklet kullanımı çok yaygın. İnsanlar misafirperver. Sosyal hayatı hareketli. Çok tarz kafeleri, şık restoranları var. Tabii ki komünist dönemden kalma çirkin binaları da var ama zaten Arnavutluk gibi bir ülkeye gelince onları görmeden olmaz. Tiran’da Osmanlı da var, İtalyan etkisi de, komünist dönemin izleri de, hepsi bir arada.

tiran arnavutluk

Birçok Avrupa şehri gibi, Tiran da oldukça yeşil bir şehir.

Tiran’da bir kafe… Söylemezsem olmaz, Arnavut kızları da oldukça bakımlı ve hoşlar. 🙂 Tiran’da çektiğimiz videoyu izlemek için tıklayın. Tabii videoyu izledikten sonra Youtube kanalımıza abone olmayı da unutmayın! 🙂

Eğer Tiran seyahatinizi deniz tatiliyle birleştirmek isterseniz buraya tıklayarak Ksamil yazımı okuyabilirsiniz. Tiran yazımı okurken size ünlü Arnavut şarkıcı Eli Fara’nın Aman Aman isimli şarkısı eşlik etsin! Dinlemek için buraya tıklayın! 🙂

 

INSTAGRAM: @orcundalarslan

 

TİRAN NASIL BİR YER?

Arnavutluk’un başkenti Tiran, aslında küçük bir şehir sayılır. Nüfusu 800 bin civarında ama ona rağmen oldukça canlı ve hareketli bir görüntüsü var. Sokaklar, parklar, kafeler, restoranlar hep kalabalık. İnsan Tiran’dayken kendini hem sakin ve küçük bir kasabadaymış gibi, hem de büyük ve kozmopolit bir şehirdeymiş gibi hissediyor.

arnavutluk tiran

Tiran’ın hareketli sokakları

Tiran’ın bir kısmı bizim şehirlerimize çok benziyor. Yani yüksek katlı, estetikle yakından uzaktan ilgisi olmayan apartmanlar var. Şerin bir kısmı da oldukça yeşil ve Avrupai. Özellikle de bir dönem işgali altında bulundukları İtalyanların şehirlerini andırıyor. Zira iki yanında sıra sıra ağaçları olan caddeleri, kocaman parkları da var. Şehirde az da olsa Osmanlı döneminden de izler var ama maalesef Osmanlı’dan kalma birçok yapıyı, eseri, komünist dönemde yıkmışlar.

tiran

Bu fotoğrafı nerede çektiğimi söylemeseydim ve fotoğrafta Arnavutluk bayrağı da olmasaydı, ilk görüşte kesin bir İtalyan şehri olduğunu düşünürdünüz, değil mi?

tiran arnavutluk

Ya da bunu…

tiran blloku

Tiran’ın ağaçlı caddeleri

tiran arnavutluk

Şehrin ortasından bir de Lana Nehri geçiyor ama pek de suyu yok.

Tiran’da dikkatimi en çok çeken şeylerden birisi de Amsterdam kadar olmasa da bisiklet kullanan insan sayısının fazlalığı oldu. Hem de gencinden yaşlısına herkes kullanıyor. Şehrin yapısının düz olmasının da bunda etkisi var tabii. Zaten Arnavutlar pek araba kullanmasın bence. 🙂 Trafik kurallarına pek uymuyorlar. Ne yayalara, ne de diğer araçlara yol vermeyi sevmiyorlar. Tiranlı sürücülerin yanında İstanbullu sürücüler bile çok medeni kalıyor, öyle söyleyeyim. 🙂

tiran arnavutluk

Burası kırmızı ışıkta arabaların nadir durduğu yerlerden birisi. Denk gelince hemen çektim fotoğrafını 🙂

tiran

Tiran’da sadece gençler değil, her yaştan insan bisiklet kullanıyor.

tiran blloku

Aslında komünist dönemde Tiran’da bisiklet kullanımı çok daha yaygınmış ama kapitalist sisteme geçince araba sahibi olmak, biraz da statü göstergesi sayılmaya başlamış. O yüzden bisiklet kullanımı son 20 yılda oldukça azalmış.

tiran

Tiran Belediyesi de, artan araç sayısıyla birlikte hava kirliliğinin de artmasından dolayı son yıllarda bisiklet kullanmayı teşvik etmeye başlamış. Misal şehrin önemli noktalarında bisiklet kiralama böyle bisiklet kiralama alanlarını görebilirsiniz.

ARNAVUTLUK NASIL BİR YER?

Tiran’ı anlamak için önce Arnavutluk’u anlamak gerekiyor. O yüzden kısaca Arnavutluk’tan, tarihinden ve insanlarından da bahsedeyim dedim. Arnavutluk’un toplam nüfusu 3 milyona yakın. Yüzölçümü de Konya’dan daha küçük. Ama küçücük coğrafyada çok fazla şeyi bir arada barındırıyor. Sahil şeridi ayrı güzel, iç kesimleri ayrı. Aslında Türkiye’nin küçük bir versiyonu diyebiliriz. İklimi de bize benziyor. Sahilde Akdeniz iklimi, iç kesimlerde karasal iklim etkili.

arnavutluk

Uçaktan Arnavutluk’un verimli toprakları

Arnavutluk seyahatimiz boyunca geçtiğimiz Tiran, Berat, Ksamil, Dhermi Köyü, Mavi Göz Su Kaynağı ve Butrint Antik Kenti’nden görüntülerin yer aldığı videomuzu izlemek için tıklayın! 🙂

Arnavutluk maalesef Avrupa’nın en fakir beş ülkesinden birisi. Kişi başı milli gelir yalnızca 4.470 Dolar, yani Türkiye’nin yarısından bile az. Asgari ücret 140 Euro civarıymış, yani yaklaşık 580 TL civarı. Öğretmen maaşları da ortalama 400 Euro civarıymış, yani yaklaşık 1650 TL civarı. Kötü ekonominin de etkisiyle, Türkiye ile kıyaslandığında ucuz bir ülke sayılır.

Ülkenin tarihini de hemen hızlıca özet geçeyim. Arnavutluk toprakları 1385’te Osmanlı hakimiyetine girmiş ve 1912’ye kadar Osmanlı egemenliğinde kalmış. Arnavutlar, 1913’te de bağımsızlık ilan etmişler ama kısa sürmüş. Arnavutluk, 1939’da İtalyanlar, 1943 ise Naziler tarafından işgal edilmiş. Ertesi sene, 1944’te ise Enver Hoca önderliğinde Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti kurulmuş. Asıl olay da burada başlıyor zaten. Enver Hoca, 1944’ten 1985’teki ölümüne kadar kesintisiz olarak ülkeyi dünyadan izole bir şekilde, diktatörlükle yönetmiş. Batıya da Sovyetler Birliği’ne de uzak durmuş. Müslüman bir aileden gelmesine rağmen Arnavutluk’u dünyanın ilk ateist ülkesi ilan etmiş ve ülkedeki birçok cami ve kiliseyi yıkmış. Enver Hoca’nin liderliğindeki komünist dönemde bildiğiniz bugünkü Kuzey Kore gibiymiş Arnavutluk.

tiran iskender bey meydanı

Tiran’da İskender Bey Meydanı’nda çektiğim bu fotoğraf ülkenin tarihinin bir özeti gibi: En önde Osmanlı döneminden kalma Ethem Bey Camii, hemen yanında İtalyan işgali sırasında yapılan bir bina, arkasında komünist dönemden kalma çirkin bir apartman ve sol arkada da kapitalist dönemi simgeleyen gökdelen…

Arnavutluk seyahatimiz sırasında İngilizce bilen orta yaş ve üstü kişilerle komünist dönem hakkında konuştuk. 1991’e kadar dış dünyayla bağları neredeyse sıfırmış. O dönem herkes, televizyon, gazete ve billboardlardan yapılan propagandalardan dolayı Arnavutluk’u dünyanın en iyi, en gelişmiş ülkesi sanıyormuş. Dünyanın geri kalanını açlık içinde sandıklarından, sırf karınları doyduğu için bile mutlu oluyorlarmış. Ülke dışına çıkmaları yasakmış. “Bütün dünya bizi kıskandığı için, bize zarar vermek istedikleri için ülke dışına çıkamıyoruz sanıyorduk” diyorlar.

tiran

Sevimli bir Arnavut amca 🙂 Ama sohbet ettiklerimden değil, zira kendisi İngilizce bilmiyordu. Bende de Arnavutça yok. El, kol hareketleriyle, mimiklerle anlaştık. 🙂

Hiç mi farkına varmadınız diye sordum. Aksine, 1985’te Enver Hoca’nın ölüm haberini aldıklarında çok üzüldüklerini, ağladıklarını anlattılar. Ama çok geçmeden, 1991’de ülke özgürlüğüne kavuşunca, hiçbir şeyin onlara anlatıldığı gibi olmadığını görmüşler ve çok büyük hayal kırıklığına uğramışlar.

Arnavut halkı komünist dönemde yaşadıklarından dolayı ekonomik olarak iyi durumda olmayabilir ama gayet sıcakkanlı, misafirperver insanlar. Biz Türkleri de, Türk dizilerinin de etkisiyle çok seviyorlar. Hal, hareket tavır olarak da bize çok benziyorlar zaten. Arnavutluk nüfusunun %58’i Müslüman, %17’si Hıristiyan ve kalan %25’i de ya başka bir dini gruba mensup ya da inançsız. Bu arada Arnavutluk’un Arnavutçadaki ismi de Shqipëria, yani Türkçesiyle de İngilizcesiyle de bir alakası yok. Arnavutça da zaten bir Hint-Avrupa dili olmasına rağmen tamamen kendine özgü bir dil. Başka hiçbir dile benzemiyor.

TİRAN’DA GEZİLECEK YERLER

Tiran küçük bir şehir olduğu için gezmesi de kolay. Toplu taşımaya da pek ihtiyaç olmuyor. En güzeli yürüyerek gezmek. Hemen başlayalım Tiran turumuza! 🙂

tiran arnavutluk

Tiran’ı gezerken güzel binalar önünde artistik pozlar vermek isterseniz, en iyi noktalardan birisi  kesinlikle Tiran Belediyesi’nin binası.

İSKENDER BEY MEYDANI

Tiran gezinize buradan başlamanızı tavsiye ederim. Zira Tiran’ın en merkezi noktası. Meydanda Ethem Bey Camii, Tiran Saat Kulesi, Milli Tarih Müzesi, Milli Kütüphane, Milli Opera Binası, Kültür Sarayı, Tiran Belediyesi, Ekonomi Bakanlığı, Ulaşım Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı gibi şehrin birçok önemli binası bulunuyor.

tiran iskender bey meydanı

İskender Bey Meydanı ismini 1405-1468 yılları arasında yaşamış olan ve Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklanmış olan İskender Bey’den alıyor. Meydanda bir de 1968’de dikilmiş bir heykeli var ama biz gittiğimizde tüm meydan gibi heykel de gördüğünüz üzere bakımdaydı.

tiran

Büyük bölümü trafiğe kapalı olan İskender Bey Meydanı’nın bir kısmından yol da geçiyor.

tiran iskender bey meydanı

Meydanın farklı yerlerinde keyifli müzikler çalan sokak müzisyenlerine denk gelebilirsiniz.

ETHEM BEY CAMİİ

İnşasının 1819 ya da 1821’de bittiği tahmin edilen Ethem Bey Camii, Tiran’ın en eski yapılarından birisi. 1960’larda dini yapıların birçoğu yıktırılırken, Ethem Bey Camii’ne kültürel bir anıt olduğu için dokunmamışlar ama bununla birlikte ibadete kapatmışlar. Komünist rejimin çökmesinin ardından, 1991’de tekrar ibadete açılmış.

tiran ethem bey camii

Ethem Bey Camii

TİRAN SAAT KULESİ

Tiran’daki bir diğer Osmanlı yapısı da 35 metre uzunluğundaki Tiran Saat Kulesi. 1822 yılında yaptırılmış. Kulenin tepesine çıkılabiliyor ama bizim nedense o anda aklımıza gelmedi, o yüzden çıkmadık ama siz çıkın. 🙂

tiran arnavutluk

Tiran Saat Kulesi, çok uzun bir süre şehrin en uzun yapısı olarak kalmış.

MİLLİ TARİH MÜZESİ

Arnavutluk’un en büyük müzesi olarak biliniyor. Antik çağlardan komünist döneme kadar Arnavutluk tarihini anlatan koleksiyonları mevcut. Dış cephesinde de Arnavutluk tarihinin antik dönemden bugüne kadar olan önemli figürlerini tasvir eden “Arnavutlar” isminde dev bir duvar mozaiği var.

tiran arnavutluk

Milli Tarih Müzesi binası tipik bir komünist dönem yapısı. Müze 1981’de açılmış.

DËSHMORËT E KOMBİT BULVARI

İskender Bey Meydanı’ndan Rahibe Teresa Meydanı‘na kadar uzanan bir kilometre uzunluğundaki bu geniş bulvar, İtalyan işgali döneminde İtalyan mimar Gherardo Bosio tarafından tasarlanmış ve yapımı 1941’de tamamlanmış. Bulvar boyunca Başbakanlık Ofisi gibi önemli devlet binalarının yanı sıra parklar ve çeşitli anıtlar yer alıyor.

tiran

Bana Roma’nın geniş bulvarlarını hatırlatan Dëshmorët E Kombit Bulvarı’nıın Türkçe anlamı “Ulus Şehitleri Bulvarı”.

tiran

Bulvar üzerindeki en etkileyici binalardan birisi kesinlikle Maliye Bakanlığı’nın binası. Bu arada bisikletlilerin çokluğuna dikkat 🙂

tiran arnavutluk

Dëshmorët E Kombit Bulvarı’nın en sonunda, Rahibe Teresa Meydanı’nda bulunan Tiran Politeknik Üniversitesi, Arnavutluk’un en eski ve en büyük ikinci üniversitesi olarak biliniyor.

MURAT TOPTANİ CADDESİ

İskender Bey Meydanı’na çok yakın mesafede yer alan, üstünü yemyeşil ağaçların kapattığı kısa bir yaya caddesi burası. Cadde boyunca kafeler var. Caddenin en sonunda da alışveriş tutkunları için Toptani Alışveriş Merkezi bulunuyor.

tiran arnavutluk

Mustafa Toptani Caddesi’nin Tiran’ın turistik noktalarından biri olup olmadığına emin değilim ama bizim otelimiz bu cadde üzerindeydi. Gayet sevdik caddeyi, o yüzden paylaşayım dedim. 🙂

TİRAN PİRAMİDİ

Enver Hoca’nın 1985’de ölümünün ardından kızı ve damadı tarafından onun anısına bir müze olarak tasarlanmış ve 1988’de açılışı yapılmış. Tabii ülkenin 1992’de demokrasiye geçmesiyle birlikte işlevini kaybetmiş. Kanımca çok da çirkin bir yapı ama komünist dönemin simgelerinden birisi.

tiran arnavutluk

Şu anda bir televizyon kanalı tarafından kullanılan, bazen de çeşitli sergilere ev sahipliği Tiran Piramidi’nin yıkılması tartışılıyormuş.

RİNİA PARKI

Burası için Tiran’ın “Central Park”ı diyebiliriz. Şehrin tam göbeğinde, yemyeşil bir alan. Parkın bir kısmında Taivani isminde kafe ve restoranlara ev sahipliği yapan beyaz, teraslı bir bina bulunuyor.

tiran arnavutluk

Rinia Parkı’nın Türkçe anlamı “Gençlik Parkı”. Park 1950’de açılmış. Fotoğrafta sol tarafta Taivani binasını görebilirsiniz. Sağ arkadaki gökdelen ise inşasına 2007’de başlanan 25 katlı Plaza Tirana.

tiran arnavutluk

Sanırım bu park kültürü sadece bizde yok.

BLLOKU

Blloku için şehrin en popüler mahallesi diyebiliriz. Daha ilk bakışta kalburüstü kesimin mahallesi olduğu hemen belli oluyor. Komünist dönemde Blloku’da sadece devlet yönetimindeki insanlar yaşıyormuş. Sıradan halkın mahalleye girmesi yasakmış. Ülkeye demokrasinin gelmesiyle birlikte çok popüler olmuş ve artık şehrin en iyi kafe, restoran ve gece kulüplerine ev sahipliği yapıyor.

tiran arnavutluk

Kuş bakışı Blloku mahallesi

tiran blloku

Blloku’nun en popüler mekanları, iki yanında sıra sıra ağaçların bulunduğu İbrahim Rugova Caddesi’nde yer alıyor.

tiran blloku

Blloku’nun bazı sokakları bana İstanbul Levent’i anımsattı.

tiran blloku

Bazı sokakları da Ankara’da Bahçelievler mahallesini…

arnavutluk tiran

Blloku’da çiçek satan bir kadın

DAJTİ DAĞI MİLLİ PARKI

Tiran’da eğer şehir karmaşasından sıkılırsanız, doğayla baş başa kalmak isteyen Tiranlılar gibi soluğu şehrin doğusundaki Dajti Dağı’nda alabilirsiniz. 1611 metre yüksekliğindeki dağa Dajti Express ismindeki teleferikle 15 dakikada ulaşabilirsiniz. Teleferiğe ise şehir merkezinden belediye otobüsü ya da taksiyle gidilebiliyor. Taksi ücreti ortalama 700-1000 Lek, yani yaklaşık 20-30 TL tutuyor.

tiran dajti dağı

Bizim Dajti Dağı’na gidecek vaktimiz olmadı ama uçaktan Tiran’ın ve arka planda Dajti Dağı’nın çok güzel bir fotoğrafını çektim. 🙂

TİRAN’DA YEME, İÇME, GECE HAYATI

Tiran’ın sosyal hayatı şaşırtıcı bir şekilde oldukça hareketli. Üstelik biz hafta içi oradaydık. Söylediklerine göre hafta sonları çok daha hareketli oluyormuş. Kısa süre kaldığımız için çok fazla mekana gidemedik ama burada gittiklerimizi paylaşıyorum hemen. Tabii ki hepsi de Blloku’da, İbrahim Rugova Caddesi üzerinde. 🙂

ARTİGANO: İbrahim Rugova ve Abdyl Frashëri caddelerinin kesiştiği köşede yer alıyor. Şık bir mekan. İtalyan yemekleri de var, hamburger de. Hamburgerler ortalama 480 Lek civarında. Pizzalar 400-600 Lek arası. Bira hemen her yerde olduğu gibi 200 Lek civarı.

arnavutluk tiran

Artigiano

TE VİLLA: Ferah ve geniş bahçesi olan bir mekan. Yemek yemek ya da bir şeyler içip Arnavut gençlerle kaynaşmak için oldukça ideal. Yemek ücretleri 400-500 Lek civarı.

arnavutluk tiran

Te Villa, isminden de anlaşılabileceği üzere, pembe renkli bir villada hizmet veriyor.

CIOCCOLATI ITALIANI: Çikolataları, krepleri ve dondurmalarıyla ünlü ama yemek servisi de var. Çok şık bir mekan. Biz çilekli waffle yedik. Ücreti 450 Lek idi.

arnavutluk tiran

Cioccolati Italiani’nin hemen yanında, fotoğrafta da görebileceğiniz üzere +39 isminde bir bar ve gece kulübü yer alıyor.

SKY BAR: Sky Hotel’in en üst katında, 360 derece Tiran manzarası sunan bir mekan. Gündüzleri kafe, akşamları restoran ve bar olarak hizmet veriyor. En üst kattaki bölümü 360 derece dönüyor.

arnavutluk tiran

Soldaki beyaz bina, Sky Bar’ın bulunduğu Sky Hotel’in binası.

tiran arnavutluk

Sky Bar ve manzarası

TİRAN’A NASIL GİDİLİR?

Arnavutluk, Türk vatandaşları olarak Avrupa’da vizesiz gidebildiğimiz nadir ülkelerden birisi. 🙂 Hiçbir vize almadan, elimize yalnızca pasaportumuzu alıp gidebiliyoruz yani. Üstelik çok da yakın. İstanbul-Tiran uçuş süresi yaklaşık 1 saat 20 dakika sürüyor.

tiran uçak bileti

Pegasus Havayolları, Tiran’a çok uygun fiyatlarla uçuyor. Hele bir de kampanyalarını yakaladınız mı, yaşadınız! 🙂

Havalimanından şehir merkezine biz taksiyle gitmeyi tercih ettik. Not almamışım ama aklımda 15 Euro verdik diye kalmış ama siz yine de tekrar kontrol edin derim. Alternatif olarak da sabah 6’dan akşam 6’ya kadar Tiran Uluslararası Havalimanı’yla İskender Bey Meydanı arasında hizmet veren Rinas Express adında servis otobüsleri var. Ücreti 250 Lek.

TİRAN’DA NEREDE KALINIR?

Biz Tiran’ın en merkezi yerlerinden Murat Toptani Caddesi üzerindeki Millenium Hotel’de haldık. Üç yıldızlı, gayet konforlu bir aile oteli. Otelin sahibi olan aile çok güleryüzlü. Konumu zaten çok iyi. Kahvaltısı da güzeldi, tam Türk usulü.

tiran arnavutluk

Otelin otoğrafını çekmeyi unutmuşum. 🙂 Onun yerine otelin olduğu caddenin fotoğrafını paylaşayım dedim. Zaten otel de fotoğrafı çektiğim noktanın 50 metre ilerisinde, solda yer alıyor.

 

INSTAGRAM: @orcundalarslan

 

BU YAZILAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

KSAMİL: Burası Maldivler değil Arnavutluk

BELGRAD, SIRBİSTAN

SARAYBOSNA